Kutlu Doğum Haftası.Kutlu Doğum’un 1441′inci Yılı Reviewed by Momizat on . Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)Efendimiz'in, kutlu doğumunun 1441'inci yıldönümü kutlanıyor.Allah (cc) "Ey Habibim Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)Efendimiz'in, kutlu doğumunun 1441'inci yıldönümü kutlanıyor.Allah (cc) "Ey Habibim Rating:
You Are Here: Home » Güncel Haberler » Kutlu Doğum Haftası.Kutlu Doğum’un 1441′inci Yılı

Kutlu Doğum Haftası.Kutlu Doğum’un 1441′inci Yılı


Kutlu Doğum Haftası.Kutlu Doğumun 1441inci YılıAlemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)Efendimiz’in, kutlu doğumunun 1441′inci yıldönümü kutlanıyor.Allah (cc) “Ey Habibim biz, seni alemlere rahmet olarak gönderdik” diyerek Peyfamber Efendimiz’in gelişini bizlere müjdelemişti. İşte bu hafta Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’in kutlu doğumunun 1441′inci yıldönümü.

Yenişafak gazetesi de bu kutlu hafta dolayısıyla bir derleme yayınladı.

“Örnek yaşantısı ve tavsiyeleriyle ilham kaynağı olan Peygamber Efendimiz için hem dünyada hem de ülkemizde ünlü simaların söylediklerine kulak verdik” diyen gazete şunları yazdı.

KİM NE SÖYLEDİ?

‘Göz seni görmeli ağız seni söylemeli/ Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli’ diyen Sezai Karakoç’un şiirinde övgüler dizdiği Peygamber Efendimiz(sav) için dünden bugüne dünyanın dört bir yanında her dinden, dilden yazar, şair ya da devlet adamlarının söylenmiş olduğu sözleri Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla derlendi.

Pek çok sanatçıya getirdiği ilahi mesajıyla ilham veren pek çok devlet liderinin örnek aldığı Peygamber Efendimiz için Goethe ‘Hiç kimse Hz.Muhammed’in kurallarından daha ileri adım atamaz’ derken, Prens Bismark, ‘Senin asrında yaşamadığım için çok üzgünüm Ey Muhammed’ sözleriyle duygularını dile getiriyor.

Napolyon’dan Dostoyevski’ye kadar kendi alanında isim yapmış pek çok ünlüyü etkileyen Peygamber Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1441. yılında biz de ülkemizdeki farklı kesimlerdeki insanlara düşüncelerini sorduk. Fikirlerin, yaşantıların birbirinden faklı olduğu herkes Peygamber Efendimiz ile ilgili duygu ve fikirlerini bizimle paylaştı biz de bunları siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

SENİN ÖNÜNDE HÜRMETLE EĞİLİRİM

‘Hz. Muhammed’i sevmeyenler, O’nu yeterince tanımayanlardır.’

(Gibson)

‘Büyük İslâm Peygamberi, Yüce Yaratıcı’nın katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac’a bütün kalbimle inanıyorum.’

(Dostoyevski)

‘Ey şanlı Muhammed! Adâlette öyle bir zirveye ulaşmışsın ki, kimsenin o seviyeyi aşması bugüne kadar mümkün olamamış ve bundan sonra da olamayacaktır!..’

(La Fayette)

‘N’ola tâcım gibi başımda götürsem dâim

Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-i Rusûlün

Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir

Bahtîyâ durma yüzün sür kademine o gülün’

(Sultan I. Ahmet)

‘Senin asrında yaşayamadığımdan dolayı çok üzgünüm Ey Muhammed!.. Kur’ân, Allâh’ın kitabıdır. İnsanlık, senin gibi bir kabiliyeti bir defa görmüş bir daha göremeyecektir. Ben senin önünde hürmet ve saygı ile eğilirim.’

(Prens Bismark)

‘Hz. Muhammed, hürmet ve saygıya fazlasıyla lâyıktır.’

(Tolstoy)

‘Düşünür, hatip, havari, kanun koyucu, asker, düşüncelerin fâtihi, rasyonel akîdelerin düzelticisi, şekil ve sûret olmaksızın tapınma; hepsi mânevî tek bir hükümdarlık olan yirmi dünyevî hükümdarlığın kurucusu, işte Hz. Muhammed. İnsanın yüceliğinin ölçümü mümkün olsa, O’ndan daha büyük bir insan var mıdır, sorarız!..’

(Lamartin)

Kökten değişimin öncüsü

Melihat Gülses (Ses Sanatçısı)

‘Sevgili Peygamberimizin, beni en çok etkilediği sözlerin başında ‘Cennet annelerin ayaklarının altındadır’ ifadesi gelir. O ne büyük bir insandır ki, kızların, kadınların hor görüldüğü eziyet edildiği hatta doğduklarında cezalandırıldığı bir dönem içinde böyle bir düşünce getirerek toplumları etkilemiş ve kökten değişiminin önünü açmıştır. İslam’ı sağlam temeller üzerine oturtmuştur. Bir daha şükürler olsun ki sevgili peygamberimizin doğumunu yine kutluyor ve inşallah ahirete kadar kutlamaya devam edeceğiz’

İYİ HUY VE SABRIN TİMSALİ

Hülya Koçyiğit (Sanatçı)

‘O, Allah’ın en sevgili kulu… Hazreti peygamber, daha önceki dinlerin üzerine indirilen Kur’an’ı kerimin indirildiği son peygamber… İyi huy, doğru karakter, sabır timsali bir şahsiyet… Aradan geçen yüzlerce yıla rağmen, bize kul olduğumuzu unutturmuyor. Bizim dışımızdaki insanları da düşünmememiz gerektiğini hatırlatıyor.’

ÇAĞRISINA EN FAZLA BUGÜN KULAK VERMELİYİZ

Hüsnü Mahalli (Gazeteci Yazar – Strateji Uzmanı)

‘Bana göre sevgili peygamberimiz hatırlamak, mücadele demektir ve çağrısına en çok bugün kulak vermeliyiz.O, hep hak ve adaleti hatırlatır. Peygamber efendimizi bir ömür hatırlamamız gerekir. Bireysel ve milli işlerimiz de dâhil, tüm ilişkilerimizi onun çizdiği sınırlar içinde sürdürmemiz gerekir. ‘

Kainata lütuf tabiata nur

Hilmi Yavuz (Edebiyatçı – Gazeteci Yazar)

‘O’nu kısa ve öz olarak anlatmak için fazla bir şey söylemenin manası yok. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V) Allah’ın (C.C.) Kâinata lütfudur. İnsanlığa verilmiş manadır O; ve tabiata verilmiş bir nurdur’

KARDEŞLİK VE BARIŞIN ANAHTARI

Cemil Çiçek (Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı)

‘Hazreti Peygamber (s.a.v) insanlığın peygamberidir. Hepimiz için ilham kaynağıdır. O’nun insanlığa duyurduğu mesaj ise evrensel mesajdır. Barış kardeşlik yardımlaşma, dayanışma gibi değerler günümüzün yükselen değerleri olduğu gibi aynı zamanda İslam’ın insanlığa duyurmak istediği mesajlardır. Dünyaya baktığımızda insanlığın bu mesajlara ne kadar ihtiyaç duyduğu ortadadır. Dünyanın özlem duyduğu kardeşlik, barış ve adaletin, yüce peygamberin çağrısıyla gerçekleşeceğine inanıyorum.’

EN GÜZEL GÖLGE O’NUN GÖLGESİ

Erhan Afyoncu (Tarihçi Yazar)

‘Biz Müslüman olarak her zaman peygamberimiz gölgesine sığınırız. Çünkü biliriz ki gölgelerin en güzeli O’nun gölgesidir. O’nun ahlakıyla ahlaklanmayı Allah’tan temenni ederiz. Peygamberimize layık bir kul olmak için yarışıyoruz’

O’NU YENİDEN KEŞFEDİYORUZ

Oktay Tiryakioğlı (Tarihçi Yazar)

‘O’na her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Dünyada yaşanan kaosları, karışıklıkları, bireysel, toplumsal ve evrensel dezenformasyonun önüne geçmek için O’nun bize miras bıraktıklarını her zamankinden daha fazla hayatımıza tatbik etmeye ihtiyacımız var. Şimdi yeni bir keşif zamanıdır. O’nu yeniden okumak ve dünyaya yeni bir yelken açmak için insanlık bir kez daha Allah resulünü keşfediyor diyebilirim.’

O’NUN AHLAKINI ARIYORUZ

Doğan Bermek – Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı

‘Çok yaşlı bir insan Hazreti Muhammed’e der ki, herkesten bir şey duyuyorum ama ben senden dinlemek isterim nedir İslam diye sorar. O sadece ‘yüksek ahlaktır’ der. O’nun ahlakına ihtiyacımız var. O bilim ve ilime giden yolu açık tutmuştur. Kur’an da bunu emreder. Bugün yaşasaydı, ilerlemede öncülük edecek dünya lideri olacaktı. Kendisi ve kendisinin soyuna sadaka almayı yasaklayan bir insan. Tüm yönetimi elinde toplamasına, ganimetlere rağmen kendi soyuna bunu yasak ediyor.’

CESUR VE ZEKİ BİR KOMUTAN

MEHMET ŞİMŞEK (MALİYE BAKANI)

O, mahlûkatın en şereflisi, en hayırlısı ve en üstünü, ‘levlakelevlake’ hitabına muhatabına kılınmış mümtaz bir peygamber. O, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışma dengesini kuran ve ekonominin tanımında ‘sonsuz ihtiyaçlar’ yerine Müslümanlarda ‘kanaatkarlık’ olgusunun yerleşmesine çaba harcayan, ‘bir hırkada ve bir lokmada’ da mutlu olunabileceğini kanıtlayan, aç olduğu zamanlarda bağrına taş basabilen bir nebi… Peygamber olduğu kadar rehber, stratejiler belirleyen cesur ve zeki bir komutan…

İnanç kardeşliği herşeyden üstündür.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Cuma hutbesinde bu gün her zamankinden daha çok inanç kardeşliğine ihtiyaç olduğunu belirterek ‘İnanç kardeşliği, soy, ırk ve biyolojik kardeşlikten daha üstündür’ dedi.

Görmez, Sultan Ahmet Camii’nde Cuma namazını kıldırdı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve AK Parti İstanbul İl Başklanı Aziz Babuşçu da cuma namazını burada kıldı. Hutbe’de ‘kardeşlik’ kavramına vurgu yapan Görmez, İslâm medeniyetinde üç tür kardeşliğin olduğunu birinin aynı hamurdan, diğerinin ay tarih ve kültürden üçüncüsünün de aynı inançtan doğduğunu belirtti.’İnanç kardeşliği’ nin en değerli kardeşlik olduğunu vurgulayan Görmez, ‘Bu kardeşlik, soy kardeşliğinden, ırk kardeşliğinden ve biyolojik kardeşlikten daha üstündür. Aynı yüce iradeye, aynı yüce değerlere iman etmekten neş’et eden bu kardeşlik, hak bağıyla bağlanmayı gerektirir’ diye konuştu.


Leave a Comment

Scroll to top
shared on wplocker.com