Fransızlar, öncelikle ulusal çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapan, can ciğer, kuzu sarması oldukları zaman bile çıkarlarından ödün vermeyen bir millet… Gerçi bunun altını çizmenin fazla da bir gereği yok… Uluslarrası ilişkiler dostluklar üzerinden değil, çıkarlar üzerinden yürür… Bu da işin tabiatının gereğidir… Fransadaki Cumhurbaşkanlığı seçimini Sarkozynin kaybetmesi ve Sosyalist Parti adayı Hollandenin kazanması elbette tüm dünyayı ilgilendirdiği gibi Türkiyeyi de yakından ilgilendiriyor. Ancak Türk-Fransız dostluğuna yönelik umut beslemek için elimizde hiçbir done yok…Sarkozy, Türkiyenin AB üyeliğine karşıydı. Türkiyenin Ermeni iddialarını tanımasını istiyordu… Soykırımı inkara ceza öngören yasa bile çıkarttı. Peki Hollande Sarkozyden çok mu farklı? Hollande 2004te Türkiyenin AB ile müzakerelere başlamadan önce Ermeni iddialarını tanıması gerektiğine ilişkin bir bildiriye imza atmıştı. Hollande bildiriyi Fransız Taşnak Partisi Başkanı Mourad Papazyan (Hollandenin özel danışmanı) ile birlikte imzalamıştı. Hollande, sonraki yıllarda ise, Erivanı ziyaret ederek soykırım anıtında saygı duruşunda bulunmayı da ihmal etmemişti. Aynı Hollnade, geçen 24 Nisanda ise Paristeki soykırım anıtına giderek anmaya katılmış, orada yaptığı konuşmada ise şu vaatlerde bulunmuştu: 1) Soykırımı inkara ceza öngören tasarıyı yasalaştıracağız. 2) Türkiyenin AB üyeliği için soykırımı tanımasını şart koşacağız. 3) Ermeni soykırımı için bir anıt-müze yapacağız. Parasını da devlet ödeyecek. 4) Karabağ konusunda Ermenistanın politikalarını destekleyeceğiz…. Sonuç, ne AB rüyası görelim ne de Türk-Fransız dostluğu hayali kuralım… Çünkü Fransanın çıkarları Türk dostluğunda değil, Türkiye düşmanlığında… Ortadoğuda söz sahibi bir Türkiye Fransayı her zaman rahatsız etmiştir, edecektir… Bu demek değildir ki, Fransa ile hepten ilişkilerimizi keselim… Onurumuzu zedeletmeden çıkarlarımıza bakalım… Şunu da hatırlatmadan geçmek istemiyorum… Türkün klasik bir yanılgısı vardır… Her durumda bir Türk dostu arar… Şu ve benzeri haberlere meraklıyızdır: Türk dostu olarak tanınan Pierre Lelouche, Avrupa işlerinden sorumlu bakan olarak atandı. Sarkozy tarafından daha önce Türkiye özel temcisi olarak görevlendirilen Lelouche, 2004’teki bir konuşmasında, “Türkiye’ye hayır diyebilmek için deli olmak gerekiyor” demişti. Yeni kabinede kültür bakanı olarak da eski cumhurbaşkanlarından Francois Mitterrand’ın yeğeni Frederic Mitterrand atandı. “Türk dostu” olarak tananan Mitterrand, Fransız televizyon kanalına Türkiye’yi tanıtan programlar hazırlamıştı. Sonuç, Sarkozy Türkiye düşmanlığı için elinden geleni ardına koymadı… Hollandenin de dünü ve bugünü sarkozyden farklı bir politika izlemeyeceğini ortaya koyuyor… Kendimizi kandırmayalım… Üç gün sonra Türk dostu Hollande pazarlamaları başlayacaktır… Şimdiden kayıt düşelim istedik… Kaynak: İsmail Gıyasoğlu/Haber365 Analiz
0
Hollandeın Sarkozyden Ne Farkı Var? İşte Cevabı…
Filed in: Dünyadan Haberler